Türk toplumundaki eğitim açlığını biraz gözlem yapan herkes görebilir ve farkedebilir.
Anne, babalar çocuklarının iyi bir eğitim alabilmesi için uğraşırlar.

Sadece okullar ile yetinmeyip, özel liseler, etüt merkezleri, özel dersler araştırırlar.

Ekonomik durumları yetmese bile kollarındak bilezikleri satıp dersanelere gönderirler.

Bu toplumu tanımayan bir kişi hafta sonlarında dahi kolunun altında kitapları ile sabahın erken saatlerinde yollara düşen çocukları görünce eğitime verilen önemi düşünür ve bravo diyebilir.

Ama ne yazık ki, eğitimde gelinen noktaya bakılırsa bu konuda pek de başarılı olduğumuz söylenemez. 2015 yılı ygs sınav sonuçlarına göre:

Matemetik dersi için 40 soruda devlet liselerinin doğru ortalaması 2,92 çıkmıştır.
Fen dersi için 40 soruda devlet liselerinde doğru ortalaması 2,52 olarak saptanmıştır.

Yani Türk eğitim sistemi temel derslerde sınıfta kalmaktadır.

Oysa ne kadar uğraşmaktadır aileler, çocukları matematikte en iyi olsun diye. Ama çarpım tablosu veya trigonometri formüllerini ezberleterek başarılı olunamamıştır.

Ne kadar uğraşmaktadır fen derslerinde başarılı olsun diye. Ama fizik kanunları, periyodik cetvel ezberletilerek öğretilememiştir kimya, fizik, biyoloji.

Ne kadar uğraşılmıştır türkçede, edebiyatta iyi olsun diye. Ama 3-5 şiir ezberletilerek ya da dil bilgisi kuralları ezberletilerek amaca ulaşılamamıştır.

Ne kadar uğraşılır, paralar dökülür İngilizce öğrenilsin diye. Ama Türk öğrenciler bütün gramer kanunlarını bilir, zamanları ezberler ama iki kelime ile derdini anlatamaz.

Ne kadar uğraşılmıştır, iyi birer vatandaş olsunlar, vatanını, milletini sevsinler diye...

Ta ki 1932 yılından beri. Evet 1932 yılından beri yani, Cumhuriyetin hemen sonraki yıllarından beri. Her sabah andımız tekrarlatılmıştır küçücük beyinlere. O beyinlere kazınsın, bir daha çıkmasın kazındıkları yerden diye.

''Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymaktır. Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir''

Ama yine başarılı olamamıştır Türk toplumu. Doğruyum diye her sabah avaz avaz bağırmıştır çocuklar. Buna karşılık hep övünülmüştür insanımızın kısa yoldan zengin olması ile, vergi ödememesi ile...

Küçüklerimi korumak diye bağırmıştır avaz avaz o küçücük gırtlaklar. Ama en çok da küçüklerini koruyamamıştır bu toplum. Tacize uğramışlar, Belirsiz kurşunlara hedef olmuşlar. Küçücük yaşlarda evlendirilip, küçük gelinler haline gelmişler ve de gazete manşetlerinde barış sürecinin 365. yetimi olarak yer almışlardır.

Türküm, diye başlatmışız, ama sonunu getirememişiz. 75 Milyonun hepsine türküm dedirtememişiz, dağlara, taşlara ''Ne mutlu Türküm'' diye yazmışız, ama mutlu edememişiz insanlarımızı.

İstiklal marşımızı en içten söyleyen yine o minicik bedenlerdir. Gurur duyarız onlarla, damarları çıka çıka, gözlerini kapatarak okurlar... Onlar ''KORKMA, sönmez bu şafaklarda...'' derken.

Biz büyükler en çok korkanlar olmuşuz. Onlara armağan ettiğimiz bayramı kutlamaktan korkmuşuz. O küçücük beyinlerin düşünebilmesinden, o küçücük kalplerinde sevginin yeşermesinden korkmuşuz. El ele tutuşmalarından korkmuşuz.

Küçücük bedenlerin ölmemesi için barış diyenlerden, çocuklar ölmesin diye yazanlardan korkmuşuz.

Çünkü, öğrettiklerimizin hepsi ezbermiş. Hepsi yüzeydeymiş. Derinlere inememişiz. Hissedememişiz, hissettirememişiz.

Küçücük vücutların bedenine, sevgi yeşeren yüreklere, barış diyen beyinlere dokunmuş, ama ruhlarımıza dokunamamışız.

Nazan Çoker Çinko
nazancc@uygarhaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sefa ugurlu 1 yıl önce

ellerinize saglik hocam

Avatar
Macide Yavuz 1 yıl önce

hissettiklerimizi, duygularımızı,düşündüklerimizi o kadar güzel yazmışsın ki eline sağlık, yüreğine sağlık, güzel arkadaşım.

Avatar
emel yüce öztuna 1 yıl önce

nazancığım çok güzel özetlemişsin umarım geniş bir kitleye ulaşır yazdıkların tebrik ediyorum arkadaşım kalemine sağlık.

Avatar
Zafer Şimşek 1 yıl önce

Eline sağlık Nazan hocam ,bir eğitimci olarak analiz ve teşhis doğru. O halde tedavi için reçetemiz ne olacak .Selamlar ...

Avatar
Nuray yuzat 1 yıl önce

Yazdıklarınıza son derece katılıyorum hocam elinize kaleminize sağlık..

Avatar
nermin kotil mutlu 1 yıl önce

Aklina eline saglik.