ALDATILDIM
                                                  
Bugün evden çıkmadım,
Telefona bakmadım,
Çok yedim, çok ağladım,
Arandım bir sigara daha.
.............
Depresyondayım,
Unutuldum,
Aldatıldım.
......
Çok yalnızım.
Kimseye kızamadım,
Kimseye küsemedim.
Sonunda kendime küstüm,
Sonunda hayata.
..........
Affedin,
...........
Unutuldum,
Aldatıldım.
Sevgilimden ayrıldım,
Çok yalnızım.

Bu günlerde herkesin dilinde bir şarkı. ALDATILDIM...

 Büyük gazetelerin, büyük sayfalarında, tam sayfa ilanlarda okuyoruz. Aldanmışları görüyoruz. Ne kadar yazık bu şirketlere, bu para babalarına. Tek suçları kendi deyimleri ile ''ömrümün büyük bir bölümü hayır işleri yapmakla geçti. Bugüne kadar yaptığımız hayırları Allahın rızasını kazanmak için yaptık. Bu yardımlar karşısında kimseden bir beklentimiz ve talebimiz olmadı... En büyük gafletim yardım yaptığım kuruluşların gerçek yüzünü görememektir... Gözü dönmüş bu kişiler allahın yardımı, sizlerin  dirayeti... ile bertaraf edilmiştir. Siz sayın Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan'a minnet ve şükranlarımızı arz ediyor, hakkınız helal etmenizi temenni ediyoruz''

DUMANKAYA AİLESİ (Hürriyet -ilan)

Etme Sayın Cumhurun başkanı,etme hakkını helal. Olur da bu kadar döneklik, bu kadar yalakalık, bu kadar namertlik, kelime bulmak çok zor, olur mu?

Neler  gördük neler, ama gerçekten bu kadarını görmemiştik.

O yüzden Dumankaya ve İpek grubuna yukarıdaki ALDATILDIK adlı parçayı  gönderiyoruz...

Geliyoruz demokrasi nöbetlerine... Önce gerçekten her biri akp nin bir neferi olan  ve liderleri için ve dolayısıyla vatanları için ölmeyi göze alan insanları takdir etmemek mümkün mü? Hangi ideal için olursa olsun ölmeyi göze almak şehitlikse şehitlik, kahramanlıksa kahramanlık nasıl adlandırırsanız... Kanser tedavisi gören, Tayyip Erdoğan'ı bir abi gibi gören genç, karısının gitme demesine aldırmadan ''vatan elden gidiyor, sen ne diyorsun'' diyen genç bir eş ve baba, Tayyip Erdoğan'ın reklamcısı ve oğlu bu uğurda can verdiler. Biz o anda hala ne oluyor diye tv ekranına saplanıp kalmışken...

Demokrasi nöbetlerinde ellerinde bayraklarıyla, liderlerini dinleyen vatandaşlarımızı da tebrik ediyorum (.0/0 50 oy nereden geliyor diye göremeyenlere de bu arada meydanlara inmesini önerelim) küçük, büyük, kadın erkek, çocuk, başı örtülü, örtüsüz insanlarımız o günden beri meydanlarda.

Amma velakin arkada görünen  tablo da normal mi acaba? Sarıklı, cübbeli, ellerinde kuranlı, belli ki bir cemaatin ürünü olan kişilerin demokrasi nöbetini tutması? iyi ama biz hep dini istismar edenlerden yaşamadık mı bunları? Yukarıda ki ilan bunun özürü değil mi? Ne değişti ki o zaman? Bir cemaatten bir diğerine yol almak.

Demokrasi nöbetini sarıklı, cübbeli, cumhuriyetimiz içinde yer almayan gruplar tutarken, bunlar hoş görülürken, anayasa görüşmelerine meclisin 4.partisi çağrılmıyor. Onsuz bir demokrasinin olamayacağı gayet aşikar değil mi? Şu anda herkesi kucalayan, parti binalarına boy boy Atatürk posterleri asan iktidar neden onlara sevgi ve sıcaklık göstermez ki? Hangisi daha tehlikeli acaba? Aldatanlar mı, aldatmadan isteklerini söyleyenler mi? Hangisini tercih edersiniz? Peki muhalefet sormaz mı ki, diğer parti lideri nerede, onsuz demokrasinin bir ayağı eksik olur diye? Uygarlıkların gelişmesinde rol oynayan temel etken bir toplumun karşılaştığı sorunlara verdiği cevap, daha doğrusu sorunla ona verilen cevap arasındaki diyalektik ilişkidir. (toynbr - tarihin irdelenmesi) Biz hem ortaya çıkan sorunları önce görmezden geliyor, sonra da sorun çözme değil sorunu çıkaranları ezme yöntemini seçiyoruz. Bizim diyalektik anlayışımız da bu oluyor.
 
O yüzden aldatıldım, hala akıllanmadım adlı şarkıyı da iktidara ve muhalefete gönderiyoruz (varmıydı böyle bir şarkı acaba?)

Bir paket ETİ CİN'de Melih Gökçek beye armağan ediyoruz. Aslında Melih Gökçek'in 3 harfliler saptamasında doğruluk payı vardı. Gülen eğitim sistemi yoksulluk ile dini birleşirerek küçük yaşta gençleri ele geçirerek bir sistem yaratmaya çalışmıştır. Tabi ki bu sistemde dini bütün bir gençlik, sorgulamadan itaat eden bir kitle oluşacaktı. Aslında Gülen in kullandığı 3 harflilerdi. Yani YOKSULLUK ,DİN ve İTAAT...

Tam 1600 sene önce yaşamış, ( 375 yılı doğum tarihi ), İskenderiyeli bilim kadını Hypatia, filozof, matematikçi, astronom, öğrencilerine inanmadan önce sorgulamayı ve bildiklerinin arkasında durmayı öğreten kadın. Dönemin gerici zihniyeti tarafından yok edilen kadın. Demiş ki: '' Masallar masal ,efsaneler efsane diye anlatılmalıdır .Boş inançları gerçek diye öğrenmekten daha korkunç birşey olamaz .Çocuk aklı bunları kabul eder ve çocuk yanlış şeylere inanır. Bu yanlış inançlardan arınmak çok zor olur, uzun yıllar alır. İnsanlar boş inançlara bir gerçekmiş gibi inanıp uğruna daha fazla döğüşürler. Çünkü boş inanç öylesine elle tutulmazdır ki çürütülmesi neredeyse olanaksızdır''

Bu sözleri de hepimize armağan ediyoruz.

Nazan Çoker Çinko - Uygar Haber
nazancc@uygarhaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.