Yaklaşık olarak 15 senedir internet kullanıcısı olan biriyim ben.

İnternet'in ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum da, internet kelimesinin telafuzu bile değişik gelirdi dilimize, kulağımıza.

Bir bilgisayara sahip olmak herkesin harcı değildi. Çok nadir kişi evinde bir bilgisayara sahipti.

Hadi diyelim ki, evde bilgisayar olsun, internet bağlantısı nereden temin edilecekti?

Şimdi paket halinde aylık bir ücret ödeyerek sınırsız ve kesintisiz olarak kullandığımız internet hizmeti, o zaman telefon hattına bağlı olarak dakika hesabıyla ücretlendiriliyordu. Bağlantı hızı ise şimdiye kıyasla yok denilebilecek kadar düşük ve veri ücretleri çok abartılı yüksekti. Kimse internete bağlanmaya cesaret edemiyordu. Zaten evlerde kullanılan masaüstü bilgisayarların kapasitesi de şimdi usb olarak kullandığımız cihazların çeyreğinden bile daha küçüktü. Disketler ile veri taşınıyordu.

Zamanla masaüstü bilgisayarlar geliştirildi, fiyatları da sahip olunabilecek düzeylere geriledi. Daha sonra internet paket halinde satılmaya başlandı. Benim evimdeki ilk internet hızı 256 kbps idi. 512 kbps internet çıktığında ve bu hıza ücretsiz olarak yükseltildiğimizde sevinçten bayram etmiştik. Şimdi ise 16 mbps internet hızına burun kıvırıyoruz ve beğenmiyoruz. Yaklaşık 60 kat daha hızlanmışız.

İlk laptoplar sağda solda görülmeye başlandığında ise, teknolojide gelinen bu noktaya hiç birimiz inanamıyorduk. Nasıl olurda böylesi bir teknoloji bu boyutlara sığdırılabilirdi? Aslında bu dizüstülerin kapasiteleri çok ama çok düşüktü. Ama olsun. Zamanla bu cihazlar da geliştirildi, geliştirildi, geliştirildi... Masaüstünün yerini bu dizüstüler aldı. Artık iş harici masaüstü kullanımı kalmamıştı. Hatta iş için bile artık dizüstüler kullanılıyordu. İçimizden "artık teknolojinin ulaşabileceği son noktaya ulaştık" diye geçiriyorduk ki, küçük ekranlı düşük çözünürlüklü, pek te özelliği bulunmayan renkli ekran cep telefonları çıktı piyasaya.

Bu telefonlar çıktığında ise, hiç kimse bunların günü geldiğinde bilgisayar özelliklerini taşıyacağı tahmin bile edilemedi. Çünkü bunlar normal telefonların sadece renkli ekranlısıydı. Ancak yine yanıldık. Bu telefonlar öyle geliştirildi ki, dokunmatik özellik katılarak bu sayede çok geniş kullanım alanlarına imkan oluşturuldu. Daha sonra cep telefonlarına kamera entegre edildi. İnsanlar ufacık telefonlar ile fotoğraf çekebiliyordu. Çözünürlük yok denilebilecek kadar düşük olsa bile, bu büyük bir adımdı. Daha sonra bu telefonlara internet girdi. İnternete girmek eziyet gibi birşey olsa da, bu telefonlar bu işi de becerebiliyordu. Hafızlar arttı. Telefonlara artık müzik yüklenebilir, dinlenebilir oldu.

En sonunda yazılımlar geliştirilmeye başlandı. Yazılımlar öyle geliştirildi ki, bu telefonlarla yapılacakların sınırı inanılmaz yükseklere çekilmiş oldu. Kameralar, artık film çekilebilecek kaliteye yükselmiş, telefonlarda kullanılan işlemciler, masaüstü bilgisayarlara yaklaşmış, kullanılan ram'ler birçok dizüstünü geride bırakmış, kullanılan ekranlar ise, pikselleri göz ile görünemeyecek kadar inanılmaz kaliteli hale getirilmişti. Depolama alanları bilgisayarlara yaklaştı. GPS teknolojisi ile Dünya cebimize girdi, sadee mobil için geliştirilen uygulamalar ile, herkes herkesi takip edebilir duruma geldi. Oyunların grafik kaliteleri bilgisayarları geçti. 4,5G teknolojisi geldi ve mobil internet, sabit internetin hızını defalarca katladı.

İnternette yayın yapan tüm siteler artık mobil uygulamasını da beraberinde geliştirir oldu. Hatta artık internet siteleri, trafiklerinin büyük bölümünü mobil kullanıcılardan almaya başlarken, masaüstü kullanıcılar azınlıkta kalmaya başladı. Artık internet sektörü parayı mobilden kazanıyor, yatırımı da bu yönde yapıyordu. Önceden bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz görüntülü konuşmalar, artık cebimizde ve çok küçük bir özellik.

Artık her birimiz günde ortalama 3 saatimizi bu cihazımızla meşgul olmaya ayırıyoruz. Bakalım bu teknoloji daha ne kadar geliştirilebilecek ve daha ne imkanlar sağlayacak. Dizüstü bilgisayar ilk çıktığında, teknolojinin gelebileceği son noktaya ulaştığımızı düşünüyorduk ya. İşte şimdi yine o noktadayız. Teknoloji bunun üzerine daha ne yapabilir ki?

Hep birlikte görücez.

Hasan Kaya - Uygar Haber
hasank@uygarhaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.